Kurumsal Risk Yönetimi Derneği
StrategicRisk Report 2012
Marsh Risk Consulting sponsorluğunda StrategicRisk tarafından hazırlanan Risk Report 2012 yayınlanmıştır. Avrupa’da çalışan 30 Risk Müdürü ile yapılan görüşmeler sonucu, şirketlerin risk algıları yansıtılmaya çalışılmıştır. Risk Müdürleri’nin 5 kategoride en önemli olarak belirlediği riskler yukarıda sunulmuştur. Raporun tamamına link üzerinden erişebilirsiniz.   

StrategicRisk Report 2012

Marsh Risk Consulting sponsorluğunda StrategicRisk tarafından hazırlanan Risk Report 2012 yayınlanmıştır. Avrupa’da çalışan 30 Risk Müdürü ile yapılan görüşmeler sonucu, şirketlerin risk algıları yansıtılmaya çalışılmıştır. Risk Müdürleri’nin 5 kategoride en önemli olarak belirlediği riskler yukarıda sunulmuştur. Raporun tamamına link üzerinden erişebilirsiniz.   

Ernst&Young “Turn risks and opportunities into results”

Ernst&Young tarafından 2011 yılında yayınlanan “Risk ve Fırsatları Sonuca Çevirin” başlıklı çalışma raporu için güncelleme yapılmıştır. Orijinal rapor, 15 ülkeden 700 öncü şirketle gerçekleştirilen görüşmelere dayandırılarak, uluslararası şirketlerin gözünden en önemli 10 risk ve 10 fırsatı belirlemişti. Güncelleme ise geride bıraktığımız süre içinde, belirlenen risk ve fırsatlar hakkındaki algının değişimini yansıtmaktadır. Grafikler, bu risk ve fırsatların etkilerinin geçtiğimiz bir yıl içinde artış gösterdiğine inananların yüzdesini ifade etmektedir.

Orijinal rapora ve güncellemeye, linklere tıklayarak erişebilirsiniz.

Salary & Employment Insights 2012 - International Risk Management
Amerika, İngiltere, Avustralya gibi 14 ülkede faaliyet gösteren Recruiting&Talent Managment firması Hudson tarafından hazırlanan Salary & Employment Insights adlı raporda; bazı ülkelerdeki Risk Yönetimi alanındaki işe alımlar ve ücretlendirmeler konusunda bilgiye ulaşabilirsiniz.

Salary & Employment Insights 2012 - International Risk Management

Amerika, İngiltere, Avustralya gibi 14 ülkede faaliyet gösteren Recruiting&Talent Managment firması Hudson tarafından hazırlanan Salary & Employment Insights adlı raporda; bazı ülkelerdeki Risk Yönetimi alanındaki işe alımlar ve ücretlendirmeler konusunda bilgiye ulaşabilirsiniz.

2-5 Ekim 2011 tarihleri arasında Stockholm’de gerçekleştirilen FERMA Forum sunumlarına, videolarına, resimlere ve daha bir çok şeye bu linkten ulaşabilirsiniz.

ISO 31000 KONFERANSI 21-22 MAYIS 2012

The Global Institute for Risk Management Standards tarafından ISO 31000 standartlarını tanıtmak ve yaymak için oluşturulan G31000 platformu, 21-22 Mayıs tarihlerinde Paris’te bir konferans düzenleyecektir. Konferansta ISO 31000 hakkında detaylı bilgilendirme yapılarak, KRY uygulamalarının neden bu standarda göre düzenlenmesi gerektiği tartışılacaktır. ISO Genel Sekreteri Rob Steele’nin açılış konuşmasını yapacağı konferansta, bir Türk konuşmacı da yer almaktadır.

Konferansa ait web sitesine linkten ulaşılabilir:

http://www.g31000conference2012.org/home/welcome

Profesyonel Gelişim anlamında Stanford Üniversitesinin kurduğu Stanford Center’da Stratejik Karar Alma ve Risk Yönetimi Konularında yararlı video ve görsel sunumlara ulaşabilirsiniz. İnternet sitesinde ulaşabileceğiniz bazı konu başlıkları;

Opportunity Loss, Strategic Innovation, Corporate Risk Appetite, Value-Driven ERM

Institute of Internal Auditors   tarafından yeni bir sertifikasyon açılmış olup, belli şartlara uyan, referans belirterek doldurduğu form ve doküman fotokopileri ile mesleki deneyimini ve akademik yeterliliğini kanıtlayan kişilere 2012 yılında sınavsız olarak CRMA (Certification in Risk Management Assurance) sertifikasyonu verilecektir. 

Sertifikasyon; temelde risk yönetimi sistemlerinin kurulması, denetimi ve güvencesi konularında çalışan kişilere yöneliktir.

Başvuru sürecini Türkiye ‘de TİDE (Türkiye İç Denetim Enstitüsü) yönetmekte olup, konuyla ilgili detaylı bilgilere aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.

http://www.tide.org.tr/page.aspx?nm=crma

http://www.theiia.org/certification/crma/
Yararlı olması dileklerimizle…

Institute of Internal Auditors   tarafından yeni bir sertifikasyon açılmış olup, belli şartlara uyan, referans belirterek doldurduğu form ve doküman fotokopileri ile mesleki deneyimini ve akademik yeterliliğini kanıtlayan kişilere 2012 yılında sınavsız olarak CRMA (Certification in Risk Management Assurance) sertifikasyonu verilecektir.

Sertifikasyon; temelde risk yönetimi sistemlerinin kurulması, denetimi ve güvencesi konularında çalışan kişilere yöneliktir.

Başvuru sürecini Türkiye ‘de TİDE (Türkiye İç Denetim Enstitüsü) yönetmekte olup, konuyla ilgili detaylı bilgilere aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.

http://www.tide.org.tr/page.aspx?nm=crma

http://www.theiia.org/certification/crma/

Yararlı olması dileklerimizle…

Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ) tarafından hazırlanan 10 yıllık Üretim Kapasite Projeksiyonuna göre, inşa halindeki özel sektör üretim tesisleri öngörülen tarihlerde işletmeye girse bile 2017 yılından itibaren talep karşılanamayacaktır. Önümüzdeki on yıllık dönemde, elektrik talebinde 6,5-7,5% CAGR oranında bir artış beklenmektedir. Mevcutta 53 bin MW olan kurulu güç, 2012 sonunda 55 bin, 2013‟te 62 bin, 2014‟te 65 bin, 2015‟te 66 bin MW olacaktır. Toplam elektrik üretiminde mevcutta %34,3 düzeyinde olan doğalgazın payı 2020 yılında %31,6’ya, %34,6 olarak gerçekleşen hidrolik enerjinin payı %37,5’e, %2,8 düzeyinde olan rüzgar enerjisinin payı ise %5’e yükselecektir. Kurulu güç yedeğinde 2020 yılına kadar açık görülmemesine rağmen sistemde enerji açığının yaşanmaması için mevcut kurulu gücün özel sektör eliyle %100 artırılması gerektiği vurgulanmaktadır.

ERM New Year’s Resolutions - Eric Holmquist
ERM Sistemleri üzerinde önemli çalışmaları olan Eric Holmquist’in kaleme aldığı yazıyı okumanızı tavsiye ederiz. 2012 yılı ERM çalışmalarınızı yönlendirmek için faydalı olacağını düşünüyoruz.

ERM New Year’s Resolutions - Eric Holmquist

ERM Sistemleri üzerinde önemli çalışmaları olan Eric Holmquist’in kaleme aldığı yazıyı okumanızı tavsiye ederiz. 2012 yılı ERM çalışmalarınızı yönlendirmek için faydalı olacağını düşünüyoruz.

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından Davos Zirvesi için hazırlanan ‘Global Risks 2012, Seventh Edition’ raporu yayınlanmıştır. 2006’dan beri her yıl yayınlanan raporda sanayici, politika yapıcı, akademisyen ve sivil toplumu temsilen 469 uzman tarafından belirlenen 50 küresel risk değerlendirilmektedir. Her risk grubu için bir ‘ağırlık merkezi’ belirlenmiş ve bunlar ‘kritik bağlayıcı’larla bağlanarak üstte görülen Risk Haritası oluşturulmuştur. Raporun tamamına buradan erişebilirsiniz.

TKYD V. Uluslararası Kurumsal Yönetim Zirvesi / 17 Ocak 2012 / Hilton Otel
Kurumsal Yönetim Uygulamalarının Neresindeyiz? Hedefler ve Öncelikler
Zirvede konuşmacılar, Kurumsal Yönetim’in bir felsefe olduğunu ve bunu hayata geçirebilen şirketlerin başta ucuz finansman ve sürdürülebilirlik olmak üzere büyük faydalar sağladığını belirtmişlerdir.
Kurumsal Yönetim’in faydalarına ilişkin konuşmaların yanısıra zirvede ağırlıklı olarak tartışılan konu, SPK’nın 2011 yılsonunda Kurumsal Yönetim’e ilişkin yayınladığı Tebliğ olmuştur. Genel kanı, Tebliğ’de yapılan düzenlemelerin halka açık şirketlerin karar mekanizmalarını sekteye uğratabileceği ve bunun da olumsuz sonuçlar doğuracağıdır.
Tebliğ küçük yatırımcıyı korumak adına, halka açık şirketleri 3 gruba ayırmış ve her gruptaki şirketlere farklı düzeyde yaptırımlar getirmiştir. Piyasa değerinin ortalaması 3 milyar TL’nin ve fiili dolaşımdaki payların piyasa değerinin ortalaması 750 milyon TL’nin üzerinde olan birinci grup şirketleri etkileyen ve Zirve’de tartışılan en önemli düzenleme, Yönetim Kurulu’nda yer alması zorunlu tutulan Bağımsız Üye sayısı, nitelikleri ve yetkileriyle ilgili olandır. Buna göre Yönetim Kurulları’nda ikiden az olmamak üzere YK üye sayısının en az üçte biri oranında Bağımsız Üye olmalı, bu üyeler Gelir Vergisi Kanunu’na göre Türkiye’de yerleşmiş sayılmalı ve eğer bu üyelerin çoğu Yönetim Kurulu kararını desteklemiyorsa veto hakkı olmalıdır.
SPK Başkanı Vedat Akgiray, Bağımsız Üyeleri, şirketin kendi seçeceği, ikaz görevi olan insanlar olarak tanımladıklarını, bunun Batı’da kanunla dayatıldığını, fakat önümüzdeki süreçte sıkıntı yaşanması halinde kendilerinin her türlü desteği sağlayacaklarını ifade etmiştir. SPK olarak Tebliğ ile amaçlananın, herkesin kendi evinin önünü temizlemesi olduğunu belirtmiştir.
Ümit Boyner ve daha sonra panele katılan konuşmacılar Arzuhan Doğan Yalçındağ, Cem Kozlu, Sani Şener ve Tayfun Beyazıt ise Tebliğ’in aceleye geldiğini ve gözden geçirilmesi gerektiğini düşünmektedir. Boyner, Tebliğ ile ana sermayenin yönetim hakkının orantısız ölçüde sınırlandığını ifade etmiştir. Panelistler, takvimin sıkışık olduğunu, veto konusunun keyfiliğe kaymasından endişe ettiklerini belirtmişlerdir.
İkinci panelde yer alan uluslararası katılımcılar da, Kurumsal Yönetim’in özünde esneklik bulunduğunu ifade etmişlerdir. Politik müdahalenin borsaya kote olmayı düşünen şirketlere geri adım attırabileceği belirtilmiştir. Bağımsız Üyeler için Tax Residency konusunun yurt dışında yaygın olmadığı da konuşulanlar arasındadır.

TKYD V. Uluslararası Kurumsal Yönetim Zirvesi / 17 Ocak 2012 / Hilton Otel

Kurumsal Yönetim Uygulamalarının Neresindeyiz? Hedefler ve Öncelikler

Zirvede konuşmacılar, Kurumsal Yönetim’in bir felsefe olduğunu ve bunu hayata geçirebilen şirketlerin başta ucuz finansman ve sürdürülebilirlik olmak üzere büyük faydalar sağladığını belirtmişlerdir.

Kurumsal Yönetim’in faydalarına ilişkin konuşmaların yanısıra zirvede ağırlıklı olarak tartışılan konu, SPK’nın 2011 yılsonunda Kurumsal Yönetim’e ilişkin yayınladığı Tebliğ olmuştur. Genel kanı, Tebliğ’de yapılan düzenlemelerin halka açık şirketlerin karar mekanizmalarını sekteye uğratabileceği ve bunun da olumsuz sonuçlar doğuracağıdır.

Tebliğ küçük yatırımcıyı korumak adına, halka açık şirketleri 3 gruba ayırmış ve her gruptaki şirketlere farklı düzeyde yaptırımlar getirmiştir. Piyasa değerinin ortalaması 3 milyar TL’nin ve fiili dolaşımdaki payların piyasa değerinin ortalaması 750 milyon TL’nin üzerinde olan birinci grup şirketleri etkileyen ve Zirve’de tartışılan en önemli düzenleme, Yönetim Kurulu’nda yer alması zorunlu tutulan Bağımsız Üye sayısı, nitelikleri ve yetkileriyle ilgili olandır. Buna göre Yönetim Kurulları’nda ikiden az olmamak üzere YK üye sayısının en az üçte biri oranında Bağımsız Üye olmalı, bu üyeler Gelir Vergisi Kanunu’na göre Türkiye’de yerleşmiş sayılmalı ve eğer bu üyelerin çoğu Yönetim Kurulu kararını desteklemiyorsa veto hakkı olmalıdır.

SPK Başkanı Vedat Akgiray, Bağımsız Üyeleri, şirketin kendi seçeceği, ikaz görevi olan insanlar olarak tanımladıklarını, bunun Batı’da kanunla dayatıldığını, fakat önümüzdeki süreçte sıkıntı yaşanması halinde kendilerinin her türlü desteği sağlayacaklarını ifade etmiştir. SPK olarak Tebliğ ile amaçlananın, herkesin kendi evinin önünü temizlemesi olduğunu belirtmiştir.

Ümit Boyner ve daha sonra panele katılan konuşmacılar Arzuhan Doğan Yalçındağ, Cem Kozlu, Sani Şener ve Tayfun Beyazıt ise Tebliğ’in aceleye geldiğini ve gözden geçirilmesi gerektiğini düşünmektedir. Boyner, Tebliğ ile ana sermayenin yönetim hakkının orantısız ölçüde sınırlandığını ifade etmiştir. Panelistler, takvimin sıkışık olduğunu, veto konusunun keyfiliğe kaymasından endişe ettiklerini belirtmişlerdir.

İkinci panelde yer alan uluslararası katılımcılar da, Kurumsal Yönetim’in özünde esneklik bulunduğunu ifade etmişlerdir. Politik müdahalenin borsaya kote olmayı düşünen şirketlere geri adım attırabileceği belirtilmiştir. Bağımsız Üyeler için Tax Residency konusunun yurt dışında yaygın olmadığı da konuşulanlar arasındadır.

İstanbul Finans Enstitüsü (İFE) tarafından 21-22 Ocak 2012 tarihinde The Plaza Hotel’de 2.si düzenlenecek olan Kurumsal Kredi Risk Analizine katılmak isteyen KRYD üyelerine ve/veya aynı kurumdaki çalışanlara %25 indirim uygulanacaktır. 2 günlük eğitim için Türkiye’nin önde gelen bankalarından birisinin Risk Yönetimi Direktörü eğitmenlik yapacak olup, seminer ile ilgili detaylı bilgiye linkten ulaşabilirsiniz. Farklı konularda bilgi almak için cetinaltay@ife.com.tr ‘ye mail atabilirsiniz.